Hayatımızda önemli bir yeri olan imza, bir insanın bir belgede yazılanları kabul ettiğine dair o belgenin üzerine kendi adını yazmasıdır. İmza ile borç ve yükümlülük altına gireriz, borç ve yükümlülükten kurtuluruz. Fikirlerimizi beyan eder, düşüncelerimizi açıklarız ve bu irade beyanının ve düşüncelerin bize ait olduğunu imza ile başkalarına ifade ederiz. Hukuk alanında büyük önem ve değer taşıyan imza kişilerin kimliğini belirleyici bir unsur olarak nitelendirilmektedir.

İmzalar birbirinden farklılık arz etmekte ve kişiler, imzada hiç bir zaman aynı hareketi ve işareti benzer yapamamaktadır. Bu özellik nedeniyle imzalar, tümüyle aynı şekilde tekrarlanabilir olmamaktadır. Buna doğal çeşitlilik denilmektedir. Bu nedenle de iki imzanın üst üste çakışacak biçimde birbirinin aynı olması mümkün olmadığından, bu durum uzmanlarca taklit belirtisi sayılmaktadır. Kaldı ki; imzanın yazıldığı yere, kullanılan yazı vasıtalarına (kalem, kâğıt vs.), imzanın atıldığı şartlara hatta imza sahibinin ruhi ya da fiziki durumuna, kullanılan ele göre değişmesi kaçınılmazdır.

Günlük hayatta kullanılan birçok sahte imza gerçeğinden o kadar uzaktır ki ilk bakışta genel görünümü itibarıyla kendini ele vermektedir. Sahte imzaların tespit edilmesi adli belge inceleme uzmanı tarafından yapılmaktadır. Diğer taraftan da ustalıkla atılmış sahte imzaların sahteliğinin tespiti mikroskop altında yapılan veya gerekli teçhizatlar aracılığı ile detaylı inceleme sonucunda anlaşılmaktadır.

Sahte imzaların tespitine yönelik yapılan imza incelemesinde imzanın hangi yöntem ile sahte olarak atıldığının önemi büyüktür. Çünkü her bir yöntemin kendine has sahtelik arızaları vardır. Bu sebeple sahte imzanın incelenmesinde her bir yöntemin ayrı ayrı ele alınması gerekmektedir. Gerçek imzayı taklit etme gayreti olmaksızın atılan sahte imzalarda, imzanın sahte olduğunu tespit etmek konusunda genellikle herhangi bir zorluk bulunmamaktadır. Bu tür imzalarda önemli olan imzayı kimin attığını tespit edebilmektir.

El yazısı tarzında atılan imzalarda önemli olan bu sınırlı sayıdaki harf ve karakterlerin kişilere aidiyetini tespit edebilmektir. Bir kısım imzalarda sahtecilik yapmaya çalışan kişi kendine has yazısını değiştirme gayreti içerisinde imza atmaktadır. Çizgisel veya şekilsel imzalarda, sahtecilik yapan kişi, attığı imzaya kendi imzasından bir takım grafolojik özellikler yansıtması durumunda bu özelliklerden hareketle imzanın kim tarafından sahte olarak atıldığı adli belge inceleme uzmanı tarafından tespit edilebilmektedir.

Adli belge inceleme uzmanı tarafından yapılan imza incelemesinde, imza karşılaştırması birebir çıplak gözle yapılmak suretiyle dahi imzanın sahte olup olmadığı hususunda bir kanaat oluşabilmektedir. Bu sebeple de, konunun uzmanı olmayanlar dahi imzaların aidiyeti, sahte olup olmadıkları konusunda kendilerini yetenekli addedebilmektedir.

Yapılan çalışmalar göstermiştir ki; imza inceleme konusunda uzman olmayan kişiler de zaman zaman imzaların aidiyeti konusunda isabetli kararlar verebilmektedir. Ne var ki, imza inceleme uzmanlarının diğer kişilerden daha isabetli kararlar verdikleri, uzman olmayan kişilerin çok daha fazla hatalı sonuca gittikleri yapılan çalışmalar ile kanıtlanmıştır.

El yazısı ve imzanın aidiyetlerinin tespit edilmesi, günümüzde de adli tıp ve adli bilimler için çok önemli bir yer işgal etmektedir. Bu tür durumlarda bilirkişi incelemesine başvuru yapılmakta ve gerekli sonuçlar alınmaktadır. Bilirkişiler belgelerin aldatma gücünün var olup olmadığını da belirtebilmektedir. Yanlış pozitif sonuçlarda haksız yere kişiler zan altında kalabilmektedir. Bu durum genellikle yetersiz değerlendirme yanında karşılaştırma olarak kullanılan imza ve yazılardaki varyasyonların çokluğunun sahtekârların yaptığı hataları maskelemesinden kaynaklanmaktadır.

DAHA DETAYLI BİLGİ ALMAK VE AKLINIZA TAKILAN SORULAR İLE İLGİLİ BİZİ ARAYABİLİRSİNİZ.