Adli, idari, uyuşmazlık ve Anayasa Mahkemeleri düzeyinde her aşamada uyuşmazlığın çözümü için bilirkişi görüşüne ihtiyaç duyulmaktadır. Bilirkişi, yargı ve yargılamanın her kademesinde hizmet ürütme konumundadır. Bilirkişi, hem hâkimin ilmi yardımcısı, hem de tüm tarafların açıklayıcısı konumundadır. Bilirkişi, mahkemede üçüncü kişi konumundadır. Hâkim ve taraflara aynı mesafede kalarak subjeleri irdeleyen, objektif bilimsel uygulamayı tecrübesi ile ortaya koyan aydınlatıcı, yol gösterici kişi veya kurumdur.

Bilirkişi, uyuşmazlık konusu olan ve çözümü için özel veya teknik bir bilgi gereken meselede, hâkimde eksik olan özel veya teknik bilgiyi tamamlayan, hâkime yardımcı kişi konumundadır. İşte, bilirkişinin sahip olduğu özel veya teknik bilgiyi olaya uygulamak suretiyle beyan ettiği görüşünü içeren bilirkişi raporu takdiri delil teşkil eder.

Mahkemelerce, çözümü uzmanlığı, özel veya teknik bilgiyi gerektiren durumlarda taraflardan birinin talebi üzerine veya kendiliğinden, bilirkişi incelemesi yaptırılmakta ve yasada “Hâkim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir”. denilse de uygulamada bilirkişi raporunda bildirilen mütalaa genellikle sonucu belirlemektedir.

Bilirkişi Raporuna İtiraz

Taraflar, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde itirazda bulunarak raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilmektedir. Mahkeme itiraz üzerine bilirkişiden ek rapor alabileceği gibi yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla tekrar inceleme de yaptırabilmektedir.

Tarafların bilirkişi raporunun tesliminden önce veya bilirkişi raporu teslim edildikten sonra haricen dava konusu olay hakkında uzmanından bilimsel mütalaa alması ve bu mütalaayı dosyaya sunması mümkündür. Uzman Görüşü, Bilimsel Mütalaa, hukuksal sorunların çözümünde hâkime yardımcı olan ve yol gösteren takdiri delil olarak kabul edilmektedir. Uzman görüşünün bilirkişi raporundan önce bilirkişinin değerlendirmesine sunulmak üzere veya bilirkişi raporundan sonra, bilirkişi raporundaki hata ve çelişkileri ortaya koymak amacıyla alınması da mümkündür.

Mahkeme tarafından dosyanın bilirkişiye gönderilmesi halinde, dosyaya sunulan Uzman Görüşü, Bilimsel Mütalaa, bilirkişinin kanaatinin oluşmasında ve bilirkişinin hazırladığı raporun hazırlanmasındaki etkisi yadsınamayacak derecede önemlidir. Uzman görüşü, bilirkişi raporu hazırlanmadan önce dosyaya ibraz edilirse raporu hazırlayacak bilirkişi bu mütalaayı da dikkate alarak rapor hazırlamak, uzman mütalaasının aksi yönünde görüş bildirecekse de sebeplerini açıklama zorunda kalacaktır. Yine dava açmadan önce alınacak bilirkişi raporu davanın temel dayanağını oluşturmakta ve ileri sürülen iddiaların delil ile desteklenmesini sağlamaktadır.

Bilirkişi raporunun tanziminden sonra ise raporun aksi yönünde görüş bildiren haricen temin edilmiş bir uzman mütalaası yeni bir bilirkişiye dosyanın gönderilmesi yolunda önemlidir. Çünkü itiraz edilen raporun aksini söyleyen bir uzman görüşü çelişki yaratacak ve dosyada bu çelişkinin giderilmesi için tekrar yeni bir bilirkişiye başvurulması kuvvetle muhtemel olacaktır.

Bilirkişi raporunun tanziminden sonra ise raporun aksi yönünde görüş bildiren haricen temin edilmiş bir uzman mütalaası yeni bir bilirkişiye dosyanın gönderilmesi yolunda önemlidir. Çünkü itiraz edilen raporun aksini söyleyen bir uzman görüşü çelişki yaratacak ve dosyada bu çelişkinin giderilmesi için tekrar yeni bir bilirkişiye başvurulması kuvvetle muhtemel olacaktır.

DAHA DETAYLI BİLGİ ALMAK VE AKLINIZA TAKILAN SORULAR İLE İLGİLİ BİZİ ARAYABİLİRSİNİZ.