2525 sayılı Soyadı Kanununun 2. Maddesinde imzanın ne olduğu açıklanmıştır. Buna göre söyleyişte, yazılışta, imzada adı önde soyadı arkada olacak şekilde düzenlenmiştir. Buna göre imzadan önce ad ve soyadın yazılması yasal düzenleme ile belirlenmiştir. 6098 sayılı Borçlar Kanunu’nun 15. Maddesinde ise imzanın, borç altına girenin el yazısı ile atılması gerektiği zorunlu hale getirilmiştir. Türk Ticaret Kanunu 756.ncı maddesine göre de imzalar: poliçe üzerindeki beyanların el ile imza edilmesi gerekir. İcra İflas Kanunundaki imza incelemesine ilişkin hükümlerde de imzanın el yazısı ile atılması gerektğine ilişkin hükümler bulunmaktadır.

Hukuk muhakemesinde, iddiasını özel bir senetle ispatlamaya çalışan kişi, iddiasının dayanağı olan senedin, karşı tarafın elinden çıktığını ispatlamakla yükümlüdür. Senet üzerindeki imzanın bu şahsa ait olup olmadığı re’sen araştırılmaktadır. HUMK madde 308 ve 309’da imza incelemesinde izlenecek yol düzenlemektedir.

HUMK. m. 308'e göre, bir taraf senetteki yazı ve imzayı inkar veya tanımadığını beyan ederse, hakim, öncelikle, tarafların beyanları ve ileri sürdükleri delilleri dikkate alarak, bir kanaat edindiği takdirde, senedin kabul veya reddine dair karar verir. Hâkim, bu şekilde bir kanaate ulaşamazsa, bir duruşma günü tayin ederek, iki tarafın bizzat bu duruşmada hazır bulunmalarına karar verir. Her iki taraf, belirlenen günde karşılıklı olarak senet hakkında açıklama yaparlar ve uygulamaya elverişli olacak belgeleri belirtir ve gösterir ve yazı ve imzanın doğruluğunu ne şekilde ve ne vasıta ile ispat edeceklerini de beyan ederler.

HUMK. m. 309'a göre, hakim, belirlenen günde iki tarafı da dinler ve senedi imzaladığı iddia edilen şahsa yazı yazdırır, imza attırır ve bu yazı ve imza ile inkar edilen senetteki yazı ve imzayı karşılaştırır. Hâkim, iki tarafın yaptığı açıklamalardan ve ileri sürdükleri delillerden veya imzayı attığı iddia edilen şahsın huzurda alınan yazı ve imza örneğinden, senedin gerçek veya gerçek olmadığı hakkında kanaat edinemediği takdirde, bilirkişi vasıtasıyla senetteki imzanın incelenmesine veyahut yazıldığını görenlerin dinlenmelerine veya senedi inkâr eden tarafından yazıldığına delil olacak olayların şahitle ispatına karar verir. Bilirkişi vasıtasıyla incelemeye karar verildiği takdirde, uygulamaya elverişli yazı ve bilirkişinin inceleme yapacağı gün hâkim tarafından belirlenir (HUMK. M. 309/2).

Mahkeme, iki tarafın üzerinde anlaştıkları her nevi belgeler ile resmi senet ve memuriyet gereği olarak veya mahkeme huzurunda düzenlenen veya imzalanan belgeleri incelemeye esas alabilir(HUMK. m. 309/3). İncelemeye esas alınacak belgeler olmadığı veya olup da yeterli derecede bulunmadığı takdirde, bilirkişi tarafından düzenlenecek ibarelerle reddeden kişiye yazı yazdırılarak imza incelemesi yapılır (HUMK. m. 309/4).

Hâkim, tarafları dinleyerek bir kanaate ulaşamadığı takdirde, imza attırarak ve yazı yazdırarak elde ettiği örneklerle, inkâr edilen belgeyi karşılaştırır. Bu karşılaştırmada, ilk bakışta görülebilecek derecede bir uygunluk ve benzerlik veya benzersizlik tespit edemezse veya inkâr edilen imza taklit edilmesi kolay ise, bilirkişiye başvurması gerekir. Böylece belge üzerindeki ilk incelemeyi yapan kişi hâkimdir.

İmza incelemesinde, gerek hâkim, gerekse bilirkişi, karşılaştırma yapabilmek için, imzayı inkâr eden tarafa ait olduğu kesin olan imzalara ihtiyaç duyarlar. Bu örnek imzalar iki şekilde sağlanabilir: Öncelikle, imzayı inkâr eden tarafın daha önce başka bir nedenle imzalamış olduğu belgelerdeki imzaları esas alınır. Bu tür imzalar bulunamazsa veya bulunup da yeterli görülmezse, yazı ve imza örneği alınması yoluna başvurulur. Bu örneklerdeki ibarelerin de bilirkişi tarafından hazırlanması gerekir. Uygulamaya elverişli belgeler sınırlı sayıda belirtilmiştir. Bunlar dört gruptur: Tarafların üzerinde anlaştıkları her çeşit belgeler, resmi senetler, memuriyet gereği olarak imzalanan belgeler ve mahkeme huzurunda imzalanan belgelerdir.

DAHA DETAYLI BİLGİ ALMAK VE AKLINIZA TAKILAN SORULAR İLE İLGİLİ BİZİ ARAYABİLİRSİNİZ.