Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 31.10.2006 tarih ve 2006/...-2006/... sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar ve davalılar A. İnş. Taş. Paz. San. ve Tic. Ltd. Şti ve Murat vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

Davacılar vekili, müvekkilleri Nuray ve oğlu Yasin'in 27.07.2004 tarihinde Murat'ın sevk ve idaresinde bulunan, Sabri ve Ahmet'e ait, I. Sigorta AŞ'ne zorunlu mali sorumluluk poliçesi ile sigortalı minibüste yolculuk yaptıkları sırada A. İnş. Taş. Paz. San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne ait, Murat'ın sürücüsü olduğu ve Ş. Sigorta AŞ’ye sigortalı bulunan aracın müvekkillerinin yolculuk ettiği araçla çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında müvekkillerinin yaralandığını, trafik kazası sırasında ağır bir şekilde yaralanan Yasin'in uzun süre tedavi gördüğünü, bu olay nedeniyle müvekkillerinin maddi ve manevi zarara uğradıklarını ileri sürerek, fazlaya ait hakları saklı kalmak kaydıyla açılan davada yargılama sırasında yapılan ıslah sonucu Yasin için 14.936,11 TL maddi, 50.000,00 TL manevi, Murat için 1.500,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi, İlyas Dirice için 500,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 76.936,00 TL maddi ve manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı A. İnş. Taş. Paz. San. ve Tic. Ltd. Şti vekili, davacılar Nuray ve İlyas'ın maddi ve manevi tazminat isteme haklarının olmadığını, kendilerinin herhangi bir bedensel zarara uğramadıklarını, davacıların istedikleri miktarların da son derece fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Davalılar Murat, Sabri ve Ahmet vekili, kazada müvekkillerinin kusuru bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Davalı sigorta şirketi vekilleri, sigorta şirketinin maddi tazminat istemlerinden sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve azami poliçe limitiyle sınırlı olarak sorumlu bulunduklarını, manevi tazminat istemlerinin ise poliçe teminatı kapsamında olmadığını ayrı ayrı savunmuşlardır.

Davalı Murat, davaya yanıt vermemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre 27.07.2004 tarihinde meydana gelen trafik kazasında yaralanan Nuray ve Yasin’in yolcu olmaları nedeniyle kendilerine atfı kabil bir kusurunun olmadığı, davalıların davacılara karşı sorumlu bulundukları gerekçesiyle davacı İlyas yönünden maddi ve tüm davalılar yönünden manevi tazminat isteklerinin vazgeçme beyanı da nazara alınarak reddine, Nuray yönünden 1.500,00 TL, Yasin yönünden 14.936,11 TL maddi tazminatların faiziyle birlikte davalılardan tahsiline, Nuray ve Yasin’in davalılar Ahmet, Sabri ve Murat'a karşı manevi tazminat istemlerinin vazgeçme nedeniyle reddine, Nuray yönünden 2.500,00 TL, Yasin için ise 5.000,00 TL manevi tazminatların davalılar Murat ve A. İnş. Taş. Paz. San. ve Tic. Ltd. Şti'nden tahsiline, fazlaya ait istemlerin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacılar ve davalılar A. İnş. Taş. Paz. San. ve Tic. Ltd. Şti ile Murat vekilleri ayrı ayrı temyiz etmişlerdir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması ile davacılar Nuray ve Yasin yararına hüküm altına alınan maddi tazminatların yerinde bulunmasına, davacı İlyas'ın ise kaza nedeniyle doğrudan maddi zarara uğradığının kabulü mümkün olmadığından anılan davacı yönünden istenen maddi tazminatın reddine karar verilmesinde bir aykırılık bulunmamasına göre davacılar ile temyiz eden bir kısım davalılar vekillerinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Dava, trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi zararların tazmini istemine ilişkindir. Yargılama sırasında davacılar vekili tarafından davalılar M. Aydoğan, Sabri ve Ahmet'in davacıların uğradıkları manevi zararı karşılamak amacıyla 20.000,00 TL ödemede bulundukları belirtilerek, anılan davalılar yönünden manevi tazminat istemlerinden vazgeçilmiştir.

Davanın haksız eylemden kaynaklanması nedeniyle meydana gelen maddi ve manevi zararlardan tüm davalılar Borçlar Kanunu 50 ve 51. maddeleri hükümleri uyarınca müteselsilen sorumlu bulunmaktadır. Aynı Yasa'nın müteselsil borçların hükümlerini düzenleyen 141 ve devamı maddelerine göre alacaklı müteselsil borçluların tamamından veya birinden borcun tamamını veya bir kısmını isteme hakkına sahiptir.

Borcun tamamen yerine getirilmesine kadar bütün borçluların sorumluluğu devam etmekte olup, yaptığı ödeme ile borcun tamamının veya bir kısmını sona erdirmiş bulunan müteselsil borçlu, sona erdirdiği borç nispetinde diğer borçludan da alacaklıya karşı borcun yerine getirilmesinden kurtarmış olur. Açıklanan yasal düzenlemeler doğrultusunda somut olaya gelindiğinde, davacı Yasin’in meydana gelen trafik kazası sonucu yaralanması nedeniyle kendisi ile anne ve babasının uğradıkları manevi zarardan tüm davalılar davacılara karşı birlikte sorumludur.

Davacıların uğradıkları manevi zarar nedeniyle bir kısım davalıların yaptığı ödeme aynı olaydan dolayı sorumlu bulunan diğer davalıdan da ödeme nispetinde davacılara karşı olan borçtan kurtaracağından mahkemece, öncelikle davacıların manevi zararlarına karşı aldıkları paranın hangi davacı için ne miktarda alınmış olduğunu açıklattırılması, bundan sonra mahkemece hiç ödeme yapılmamış gibi somut olayın özelliklerine, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına, meydana gelen zararın ağırlığı ile olay tarihine göre davacıların her biri için uygun bir manevi tazminatın takdir ve tayin edilmesi, bu miktardan davacıların aldığı manevi tazminatın mahsup edilerek sonucuna göre davacıların olay nedeniyle hüküm altına alınacak bir manevi zararlarının kalıp kalmadığının belirlenmesi, eğer kalan bir miktar varsa temyiz eden davalıların ancak bu miktarla sınırlı olarak sorumlu tutulmalarına karar verilmesi gerekirken, bu yönler üzerinde durulmadan manevi tazminatlara karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davalılar yararına bozulması gerekmiştir.

3- Kabul şekline göre de davacı İlyas'ın oğlunun trafik kazasında yaralanması nedeniyle hissettiği elem ve üzüntüden dolayı manevi zarara uğramış olduğunun hayatın olağan akışı içinde sabit bir olgu olarak kabulü gerektiğinden anılan davacı yönünden manevi tazminat isteminin reddine karar verilmesi doğru olmadığı gibi, manevi tazminat istemleri için de faiz istenmesine rağmen mahkemece hüküm altına alman manevi tazminatlar için faize karar verilmemesi de doğru görülmemiş, kabul şekli açısından kararın bu nedenlerle davacılar yararına bozulması gerekmiştir.

4- Yukarıda açıklanan bozma nedenlerine göre de temyiz eden davalıların vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek olmadığına karar verildi.

SONUÇ: Yukarı da 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar ve temyiz eden davalılar A. İnş. Taş. Paz. San. ve Tic. Ltd. Şti ile Murat vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine; 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden anılan davalılar yararına, 3 numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın davacılar yararına BOZULMASINA; 4 numaralı bentte açıklanan nedenlerle ise temyiz eden davalılar vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 20.03.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

DAHA DETAYLI BİLGİ ALMAK VE AKLINIZA TAKILAN SORULAR İLE İLGİLİ BİZİ ARAYABİLİRSİNİZ.