Bilirkişi raporuna davacı tarafından itiraz edilmiş olup, Adli Tıp Kurumu imza incelemesinde üst ve son mercii olmadığı gibi, esasen bilirkişi raporu sonuç doğrucu ve hüküm kurmaya elverişli değildir. Öyle olunca mahkeme üniversitelerin güzel sanatlar bölümünden oluşturulacak bilirkişi heyetinden senetteki imzanın davalı Dursun Ali eli ürünü olup olmadığına ilişkin Tetkik Mercii içerisindeki medarı tatbik imzalar ve 3.7.2001 tarihli oturumdaki imza incelemesi konusunda yeniden  bilirkişi raporu aldırılıp sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

DAVA: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:

KARAR: Davacı 35 parseldeki payını amcası olan Dursun Ali’nin ısrarı ile onun oğlu olan davalı İsmail’e 19.11.1996 tarihinde 20.000 Deutsche Mark’a satıp devrettiğini, 1760 Deutsche Mark’a peşin ödenip 18.250 Deutsche Mark’lık bono verildiğini, bononun süresinde ödenmediğini, icraya konulduğunda imzaya itiraz edildiğini, imzanın amcası tarafından değiştirilerek atılması nedeniyle Adli Tıp tarafından davalı eli ürünü olduğunun tam olarak tespit edilemediğinin bildirildiğini, ancak alacağın varlığının sabit olduğunu ileri sürerek 18.250 Deutsche Mark karşılığı 15.968.750.000 TL’nin dava tarihinden faizi ile tahsilini istemiştir.

Davalılar, zamanaşımının dolduğunu, senedin sahte olduğunu, davalı İsmail’in 4400 Deutsche Mark demek suretiyle payı satın aldığını borcu olmadığını savunarak davanın reddini dilemişlerdir.

Mahkemece, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı tapudaki pay satış bedeli karşılığı verilen bononun ödenmediğini ve imzaya itiraz edildiğini, davalının imzasını kasten değiştirerek attığını ileri sürerek eldeki davayı açmış, davalılar senedin sahte olduğunu pay bedelinin ödendiğini savunarak davanın reddini istemişlerdir. Mahkemece arada resmi satış senedi olduğu, aksinin tanıkla ispatlanamayacağı ve yemin teklifinde de bulunulmadığına dayanılarak davanın reddine karar verilmiştir.

Davacı tarafından ibraz edilen senedin Samsun İcra Tetkik Mercii Hakimliği 2000/… esas sayılı dosyasında Adli Tıp incelemesinin yapıldığı, imza incelemesi sonucunda dikkat çekici kısmı benzerlikler görülmekte ise de imzaların bitiriliş özelliğinin mukayeselerde yer almaması nedeniyle davalı eli ürünü olup olmadığı konusunda kesin bir kanaate varılamadığı bildirilmiştir. Bilirkişi raporuna davacı tarafından itiraz edilmiş olup, Adli Tıp Kurumu imza incelemesinde üst ve son mercii olmadığı gibi, esasen rapor sonuç doğrucu ve hüküm kurmaya elverişli değildir.

Mahkeme üniversitelerin güzel sanatlar bölümünden oluşturulacak bilirkişi heyetinden senetteki imzanın davalı Dursun Ali’nin eli ürünü olup olmadığına ilişkin Tetkik Mercii içerisindeki medarı tatbik imzalar ve 3.7.2001 tarihli oturumdaki imzaları incelenerek yeniden bilirkişi raporu aldırılıp sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenedir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı temyiz edilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 16.6.2005 gününde oybirliğiyle karar verildi.

DAHA DETAYLI BİLGİ ALMAK VE AKLINIZA TAKILAN SORULAR İLE İLGİLİ BİZİ ARAYABİLİRSİNİZ.