Araştırmalar imzanın zaman içerisinde sahibinin de fark edemediği doğal bir değişime uğradığını göstermiştir. İmza, zamanla olgunlaşır ve detaylar kaybolur, yerine yeni eklemeler oluşur ve imzanın boyutları değişir. Yapılan çalışmalar 5 yıllık bir zaman dilimi içerisinde aynı kişiye ait imzaların yüzde 44’ünde imzanın iç harflerinin, yüzde 16’sının son harfinin, yüzde 12’sinin ise ilk harfinin değiştiğini göstermiştir.

HMK’nın 211. Maddesinde sahtecilik incelemeleriyle ilgili olarak bir belgenin sahteliğinin iddia edilmesi durumunda, bu hususta karşı tarafın açıklamaları da dikkate alınarak, aşağıdaki sıra ile inceleme yapılarak öncelikle karar verilir: Hâkim, yazı veya imzayı inkâr eden tarafı sorguladıktan sonra bir kanaat edinememişse, huzurda bu kişiye yazı yazdırıp imza attırmak suretiyle elde ettiği belge ve diğer delilleri değerlendirir.

Hâkim, sahtelik konusunda başka bir incelemeye gerek duymadan karar verdiği takdirde verdiği kararın gerekçesini açıkça belirtmesi gerekmektedir. İfade için mahkemeye çağırılan taraf, belirtilen günde hazır bulunmadığı takdirde, inkâr etmiş olduğu belgedeki yazı veya imzayı kabul etmiş sayılır; bu husus kendisine çıkartılacak davetiyede ayrıca ihtar edilir.

Yaptığı incelemeye rağmen, hâkimde sahtelik konusunda kesin bir kanaat oluşmamışsa, bilirkişi incelemesine karar verir. Bilirkişi incelemesinden önce, imza incelemesi yapılacak belgeye karşılık mukayese yapmak amacıyla tarafa ait imza ve yazı örnekleri kurumlardan temin edilir. Ayrıca gerek duyulması halinde mahkemede hâkim huzurunda da imza ve yazı örnekleri aldırılır. İmza incelemesi için alınan mukayese imzaları ve inceleme konusu belge tutanak eşliğinde bilirkişiye teslim edilir. Bilirkişi, bu yazı ve imzalarla, o mahkemede elde edilen yazı ve imzaları esas alarak inceleme yapar. Bilirkişi tarafından yapılan imza imcelemesi sonunda rapor hazırlanır ve mahkemeye sunulur. Hakim, bilirkişiden gelen raporu inceler bir kanaate varır ve bu kanaate göre de karar verir.

İmza incelemesinde, örnek imzalar sayıca ne kadar çok ise mukayese o kadar başarılı ve sağlıklı olur. Zira kişiye ait karakteristik unsurların belirlenebilmesi için o kişinin çok sayıda imza örneğinin incelenmesi gerekir. Bir kişinin ancak çok sayıda imzasında tekrarlandığı görülen özelliklerin o kişiye ait olduğu söylenebilir. Bunların dışında kalanların ise tesadüfi olma olasılığı çok yüksektir. Zira doğal varyasyon ancak bu imzalarda görülebilir. Yoksa art arda atılmış imzalar ne kadar çok sayıda olursa olsun, aynı imza formunun bir tekrarı olmaktan fazla bir değere sahip değildir ve bunların gösterebilecekleri özellikler itibariyle tek bir imza olarak kabulü gerekir. Bu bakımdan genel ve yaygın inancın aksine imzanın oturarak ya da ayakta alınmasının da fazla bir önemi yoktur. Çünkü yazı ve dolayısıyla imza ele ait değil beyin tarafından idare olunan bir faaliyettir.

İmzanın gerek doğal varyasyonu gerekse değişimine yol açabilen, yer, vasıtalar, fiziki ve zaman gibi şartlar nedeniyle kişiye ait karakteristik unsurların belirlenebilmesi için o kişinin şüpheli imza ile benzer şartlarda atılmış imzalarının incelenmesi gerekir.

İmzanın bilinçli olarak değiştirilebilmesi ihtimaline karşı da samimi imza örnekleri gereklidir. Kişilerin sonradan inkâr edebilmek için ya da kimliklerini saklamak amacıyla belge imzalarken veya örnek alınması sırasında değiştirerek imza attıkları uygulamada oldukça sık görülmektedir. Araştırmalar imza değiştirme konusunda kişilerin hayli başarılı olduklarını da ortaya koymuştur.

Özellikle imzanın başlangıcı ve baş harfi, hızı, eğim ve ölçüsü (uzunluk/yükseklik) değiştirilmektedir. Ayrıca belge üzerindeki ekleme ya da çıkartma şeklinde yapılan tahrifatın, mürekkepler arasında farklılık olup olmadığının ya da fulaj izlerinin belirlenebilmesi için çeşitli ışık kaynakları (Ultraviyole, infrared, yatay ışık v.s.), mukayese mikroskopu, farklı araç ve gereçler kullanılmaktadır.

DAHA DETAYLI BİLGİ ALMAK VE AKLINIZA TAKILAN SORULAR İLE İLGİLİ BİZİ ARAYABİLİRSİNİZ.