Sahtecilik suçu, kamu güvenliğine karşı suçlar kapsamında yer almakta olup gerçekte olmayan bir belgeyi düzenleme veya  var olan belge üzerinde tahrifat yapma olarak tanımlanmaktadır. Sahtecilik suçu, özel belgede sahtecilik ve resmi belgede sahtecilik olarak ikiye ayrılmaktadır. TCK madde 197 ile 209 arasında yer alan bu suçlarda farklı cezai yaptırımlar uygulanmaktadır.

Ceza hukukunda önemli bir yeri olan ve sıkça karşılaştığımız suçlardan olan sahtecilik suçu, TCK’da iki farklı şelikde ele alınmaktadır. Yine Türk Ceza Kanunu’na göre de verilen ceza miktarı işlenen suçun türüne göre değişiklik göstermektedir. Burada önemli olan ortada maddi bir deilin olması ve bu delilin ise  resmi bir belge mi yoksa özel bir belge mi olduğudur. Belgenin yazılı nitelikte olması önemli bir değer olmakla birlikte yazılı olmayan belgeler suç unsuru olarak kabul edilmemektedir. Yine hukukumuzda çek, senet vb. Kambiyo senetleri ile hisse senedi, tahvil, vasiyetname gibi belgeler de resmi belge olarak kabul edilmektedir. Dolayısıyla bu tür belgeler üzerinde yapılan tahrifatlar resmi belgede sahtecilik olarak değerlendirilmeketedir.

Resmi Belgede Sahtecilik Suçu

Türk Ceza Kanunun 204. Maddesinde belirtildiği üzere bir belgenin resmi belgede sahtecilik suçu  kapsamında değerlendirilmesi için resmi belgenin sahte olarak düzenlenmesi, var olan sahte resmi belgenin kullanılması, var olan resmi belgenin başkalarını aldatacak şekilde değiştirilmesi halinde suçun işlenmiş olduğu kabul edilmektedir. Resmi belgede sahtecilik suçunun oluşması için resmi belgenin düzenlenmesi ve kullanılması gerekmemekte, belgenin düzenlenmesi veya kullanılması suçun unsurunun oluşması için yeterli olmaktadır.  Yani belgenin düzenlenmesi ve kullanılmaması dahi suç sayılmaktadır.

Kamu güvenliğine karşı suçlar kapsamında yer alan resmi belgede sahtecilik suçunun mağduru her zaman devlettir ve yüz kızartıcı suç olarak kabul edilmektedir. Resmi belgede sahtecilik suçunun cezası belgeyi hazırlayan kişinin niteliğine göre farklılık göstermekle birlikte belgeyi düzenleyen kişi 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılmaktadır. Ayrıca belgeyi düzenleyen kişi kamu çalışanı ise resmi belgeyi düzenleyen 3 yıldan 8 yıla kadar hapis cezası ile yargılanmaktadır.

Özel Belgede Sahtecilik Suçu

Özel belgede sahtecilik suçu, TCK madde 207’de düzenlemektedir. Özel belgede sahtecilik suçunun faili herkes olabilmektedir. Resmi belgede sahtecilik suçundan farklı olarak belgenin sahte olarak düzenlenmesinin yanında sahte olarak düzenlenen belgenin kullanılması da gerekmektedir. Sahte olarak hazırlanan belge kullanılmadığı takdirde suç olarak olarak kabul edilmemektedir. Özel belgede sahtecilik suçu, Türk Ceza Kanunu'nda “bir özel belgeyi sahte olarak düzenleyen veya gerçek bir özel belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren ve kullanan kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” şeklinde düzenlenmektedir.

Açığa Atılan İmzanın Kötüye Kullanılması Suçu

Açığa Atılan İmzanın Kötüye Kullanılması Suçu, kendisine belli bir amaç için teslim edilen ve henüz belge niteliğine haiz olmayan  boş kağıdın imzalanması ve imzalı olan boş kağıdı alan kişinin kağıdın ilgili bölümlerini amacından farklı şeklide doldurarak belge haline getirmesi olarak tanımlanmaktadır. Burada önemli olan kısmen veya tamamen boş olan kağıdın rıza ile verilmesi ancak amacına aykırı olarak doldurulup belge haline getirilmesidir. Eğer imzalı kağıt hukuka aykırı olarak ele geçirildiyse artık açığa atılan imzanın kötüye kullanılması suçu değil diğer şartları da taşıyorsa belgede sahtecilik suçuna göre yargılama yapılmaktadır.

Türk Ceza Kanunu Madde 209’da düzenlenen açığa atılan imzanın kötüye kullanılması suçunu işleyen kişi üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılmaktadır. Açığa atılan imzanın kötüye kullanılması suçu, Kamu Güvenine Karşı Suçlar bölümünde  yer almakta olup suçun konusu boş kağıt, alelade boş bir kağıt olabileceği gibi çek, bono (senet) vb. gibi bir kambiyo senedi de olabilmektedir.

Suçun bu şeklinin oluşması için, boş kağıda, çeke veya senede atılan imzanın mağdura ait gerçek imza olması ve mağdurun imzaladığı kağıdı kendi rızasıyla faile teslim etmesi gerekir. Örneğin, iki kişinin ev kiralama konusunda 2.000 TL’ye anlaştığını ve kiraya veren kişinin kiracıdan 2.000 TL’nin teminatı olarak boş senet aldığını varsayalım. Kiracının evi süresinde kusursuz bir şekilde teslim etmesine rağmen açık senedin sonradan doldurulması suretiyle senet üstündeki alacak miktarının 20.000 TL yazılarak icraya konması halinde TCK madde 209/1’deki açığa atılan imzanın kötüye kullanılması suçu oluşmaktadır.

Açığa atılan imzanın kötüye kullanılması suçu hakkında yargılama yapmakla görevli mahkeme Asliye Ceza Mahkemesi'dir. Ayrıca açığa atılan imzanın kötüye kullanılması suçunun, nitelikli dolandırıcılık suçu gibi ağır cezalık suçlarla birlikte işlenmesi halinde yargılama yapmakla görevli mahkeme Ağır Ceza Mahkemesi'dir.  Açığa atılan imzanın kötüye kullanılması suçunun cezası üç aydan bir yıla kadar hapis cezasıdır.

Belgeler üzerinde meydana gelen silinti, kazıntı, ekleme, çıkarma vb. maddi sahtecilik veya anlam ve ifadelerindeki fikri sahtekarlık vb. fikri sahtecilik yapılabilir her iki durumda da grafoloji uzmanı olan bilirkişilere başvuru yapılmak suretiyle belge incelemesi yaptırılmaktadır. Grafoloji uzmanı bilirkişi tarafından yapılan inceleme sonucunda belgelerin hukuki sonuç doğrup doğurmadığı belirlenmektedir. Grafoloji uzmanı bilirkişi, belgenin sahte olup olmadığını belirtmektedir. Grafoloji uzmanı bilirkişi tarafından incelenen belge sahte ise hukuki yollara başvuru yapılarak hak kaybının giderilmesi talep edilmektedir.

DAHA DETAYLI BİLGİ ALMAK VE AKLINIZA TAKILAN SORULAR İLE İLGİLİ BİZİ ARAYABİLİRSİNİZ.