Çözümü uzmanlığı veya teknik bilgiyi gerektiren bir konuda görüşüne başvurulan kişiye bilirkişi denir. Ceza Muhakemesi Kanununa göre “çözümü; uzmanlığı, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde oy ve görüşünü sözlü ya da yazılı olarak vermesi için başvurulan gerçek veya tüzel kişiye” bilirkişi denir. Tüzel kişiliğe sahip bilirkişilerin başta gelini şüphesiz Adli Tıp Kurumu’dur. Adli Tıp Kurumu, mahkemeler ve cumhuriyet savcılıklarının istemi üzerine adli tıpla ilgili konularda resmi bilirkişilik yapan Adalet Bakanlığı’na bağlı bir kurumdur.

Bilirkişi, mahkemenin veya cumhuriyet savcısının ihtiyaç duyduğu konuda görüşüne başvurduğu kişi veya kurum olup, bilirkişinin görevi hakime ve nihai olarak adalete yardımcı olmaktır. Bilirkişi tarafından davanın ispatına yarayan deliller, maddi olaylar, açık ve net olarak tanımlanmalı, belirlenmeli ve nitelendirilmelidir.

Her alanda olduğu gibi mahkemeler tarafından çözülecek uyuşmazlıkların maddi tarafının anlaşılması hususunda iş bölümü esasına başvurulması zorunlu hale gelmiş ve birçok ihtisas mahkemeleri kurulmuştur. İhtisas mahkemelerinin sayısı ne kadar artarsa artsın hâkimlerin bilgisi dışında kalan alanların sayısı da o kadar hızla artmaktadır. Bu nedenle özel ve teknik konuda çok fazla şey bilen bilirkişiler, mahkemelerin ve cumhuriyet savcılıklarının ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir.

Bilirkişiliğin önemi adalete olan katkısından ve hizmetinden ileri gelmektedir. Bugün için bilirkişilik kurumunun adaletin tecellisine olan katkısı ve yargılama sistemi için önemi tartışmasızdır. Ceza Muhakemesi Kanunu, çözümü uzmanlığı, özel veya teknik bilgiyi gerektiren konular ile bazı istisnai hususlarda bilirkişi tayin edilmesi gerektiğinden söz etmektedir. Bunun anlamı şudur; kanun koyucu adaletin gerçekleşmesinde büyük katkısı bulunan bilirkişileri daha fazla yargılamanın içinde görmek istemektedir.

Hâkim, hâkimlik mesleğinin gerektirdiği genel bilgi dışında uzmanlık sahibi olsa da bu uzmanlığını yargılamada kullanamaz. Uzmanlığa ilişkin konularda hâkimin kişisel bilgisi bulunsa bile, hâkim yargılama sırasında bunu ortaya koyamayacağından açık tartışmaya açabilmek ve sanığın kendisini savunmasına imkân verebilmek için bilirkişi tayin zorunluluğu vardır. Bilirkişinin yargılamadaki önemi bilirkişinin hukuki ve cezai yönden sorumlu olmasını gerektirmektedir. Çünkü hak ve yetkilerle donatılan ve yargılamada önemli bir rol alan bilirkişinin kastından ve kurusundan sorumlu olması gayet doğaldır.

DAHA DETAYLI BİLGİ ALMAK VE AKLINIZA TAKILAN SORULAR İLE İLGİLİ BİZİ ARAYABİLİRSİNİZ.