Bilim ve teknoloji alanında meydana gelen hızlı değişmelere bağlı olarak yeni uzmanlık alanları ortaya çıkmaktadır. Bilimsel anlamda uzmanlaşmanın artması ve iş bölümlerinin de çoğalmasıyla birlikte insanlar arasında ilişkilerde karmaşıklığın artmasına ve bir takım sorunların meydana gelmesine neden olmaktadır. Bu gelişmelere bağlı olarak ortaya çıkan uyuşmazlıkların giderilmesi amacıyla yargıya başvurulmakta ve yargı da bu uyuşmazlık konusu olayları çözüme kavuşturmaktadır.

Meydana gelen uyuşmazlıklara bakan savcı ve hakimler bazen teknik konularda yeterli olamamaktadır. Bu durumda savcı veya hakimin önüne gelen uyuşmazlık konularında bilirkişiye başvuru yapılmaktadır. Bu noktada bilirkişilik dediğimiz kurum devreye girmekte, bilirkişi, yargının ihtiyaç duyduğu teknik ve uzmanlık alanlarını ilgilendiren konularda savcı veya hakime yardımcı olmaktadır.

Bilirkişi, savcının veya hakimin önüne gelen uyuşmazlıkları çözmek amacıyla özel ve teknik bilgiyi gerektiren durumlarda savcıya veya hakime yardımcı konumda bulunan yargılama araçlarından biridir. Hakim, teknik konuyu bilen uzmanlardan alacağı bilirkişi raporu ile davayı çözünlemekte ve bir sonuca varmaktadır.

Bilirkişi olarak görevlendirilen uzman, hazırladığı bilirkişi raporunu savcıya veya mahkemeye sunmaktadır. Hakim veya savcı, bilirkişi raporuna göre karar vermektedir. Ancak bilirkişi raporunun savcı veya hakimi bağlayıcılığı yoktur. Hazırlanan bilirkişi raporu, takdiri deliller arasında yer almakta, savcı veya hakimin görüşünün oluşmasında yardımcı olmaktadır. Hakim, çoğu zaman bilirkişi raporu doğrultusunda karar verirken bazen de bilirkişi raporunun aksi yönde karar vermektedir.

Bilirkişi, hakim tarafından özel ve teknik bilgisi göz önünde bulundurularak seçilmektedir. Hakimin yetersiz kaldığı özel ve teknik bilgiyi gerektiren konularda uzman tarafından hazırlanan bilirkişi raporu, hakimin teknik anlamda fikir edinmesine yardımcı olmaktadır. Hakim, bilirkişi raporuna ihtiyaç duyduğu zaman, ara karar vermekte ve verilen bu ara kararda bilirkişi raporuna neden ihtiyaç duyduğunu, bilirkişinin neyi inceleyeceğini, bilirkişinin görev alanını açık bir şekilde belirlemektedir.

Mahkemeler, her konuda bilirkişi raporu alınmasına gerek duymamaktadır. Özel ve teknik bilgiyi gerektiren alanlarda bilirkişi raporu alınması istenilmektedir. Bilirkişi görevlendirmesine bazen hakim tarafından başvurulurken bazen de tarafların isteği üzerine bilirkişi görüşüne başvurulmaktadır. Buradaki en önemli fark, bilirkişi raporunu kim almak istiyorsa bilirkişinin ücretini raporu talep eden tarafın ödemesidir. Taraflardan biri bilirkişi raporu talep etmişse bilirkişinin ücretini ödemekle yükümlüdür. Bilirkişiden rapor alınması için hakim talepte bulunmuşsa bilirkişi raporunun ücreti dava sonucunda haksız  çıkan taraftan tahsil etmek üzere Devlet Hazinesinden ödenmesine karar vermektedir.

Bilirkişi müessesi, özel ve teknik bilgi gerektirdiği için herkes bilirkişi olamaz. Bilirkişi olmak isteyen kişilerin çalışmak istedikleri alanda hem mesleki tecrübesinin olması gerekmekte ve en az 5 yıllık deneyim şartını yerine getirmesi gerekmektedir. Bilirkişi, inceleme yaparken iki şekilde hareket etmektedir. Bunlardan birincisi, özel ve teknik bilgisini mahkemeye aktarmak, ikincisi ise özel ve teknik bilgisini olaylara uygulayarak olay sonuç elde etmektir.

Kamu hizmeti olan adalet sistemine özel ve teknik bilgisi ile destek veren bilirkişi, hakimden aldığı görevlendirme ile hakime ait yetkinin bir kısmını kullanabilmektedir. Bilirkişi, gerçeğin ortaya çıkarılması ve doğru karar verilebilmesi amacıyla bilirkişilik mesleğinin getirdiği yükümlülükleri özenle yerine getirmek zorundadır. Kamu yararına hizmet eden bilirkişi, görevinin icrası sırasında tarafsızlık ve objektiflik ilkelerine uymakla mükelleftir. Bilirkişiyi etkilemeye yönelik sözlü veya yazılı beyanda bulunanlar Türk Ceza Kanunu’nun 288. Maddesine göre 6 ay ile 3 yıl arasında hapis cezası ile cezalandırılmaktadır.

DAHA DETAYLI BİLGİ ALMAK VE AKLINIZA TAKILAN SORULAR İLE İLGİLİ BİZİ ARAYABİLİRSİNİZ.